02. İman Kitabı — Kısım 1 (8–32)
İman Kitabı · 2. kitâb · 1. kısım · 25 hadis · hadis 8–32
Hadis 8İslam’ın Beş Esası (Rükünleri): Bütün Müslümanların yükümlü olduğu temel ibadetler ile inanç esaslarının (Kelime-i Şehadet, namaz, zekat, hac ve oruç) İslam dininin ana direklerini oluşturması konu edilmektedir.Râvî: İbn Ömer (r.a.)
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، قَالَ أَخْبَرَنَا حَنْظَلَةُ بْنُ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ عِكْرِمَةَ بْنِ خَالِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم “ بُنِيَ الإِسْلاَمُ عَلَى خَمْسٍ شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ، وَإِقَامِ الصَّلاَةِ، وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ، وَالْحَجِّ، وَصَوْمِ رَمَضَانَ ”.
“Ubeydullah b. Mûsâ bize tahdis edip dedi ki: Hanzala b. Ebî Süfyân bize haber verdi; o İkrime b. Hâlid’den, o da İbn Ömer’den (r.anhüma) naklettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: ‘İslam beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şehadet etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekatı vermek, hacca gitmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.'”
Şerh. Peygamber Efendimiz bu hadiste İslam dinini, sağlam beş temel direk üzerine inşa edilmiş muazzam bir binaya benzetmiştir. Bu binanın temeli ve çatısı İman/Şehadet kelimesidir. Onu ayakta tutan ana sütunlar ise bedenî ve malî ibadetler olan namaz, zekat, hac ve oruçtur. İslam alimleri bu hadisin dinin temellerini özetleyen en kuşatıcı esaslardan biri olduğunu kabul etmişlerdir.
Kaynak: Meal Kaynağı: Sahih-i Buhârî, Kitâbu’l-İmân, Hadis No: 8 (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Sahih-i Buhârî Muhtasarı ve Tercümesi). – Şerh Kaynağı: İbn Hacer el-Askalânî, Fethu’l-Bârî Şerhu Sahihi’l-Buhârî (Cilt 1, Kitâbu’l-İmân, Bâbu Kavlini’n-Nebiyyi “Büniye’l-İslâmu ‘alâ hams”, Hadis No: 8 açıklamaları).
Buhârî içinde tekrarı: 53 · 87 · 2157
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 9İmanın Şubeleri ve Hayânın İmandan Bir Parça Olması: İmanın tek bir Unsurdan ibaret olmayıp altmış küsur (veya yetmiş küsur) şubeden/dal ve budaktan oluştuğu, utanma duygusu ve iffet demek olan “hayâ”nın da imanın en temel şubelerinden biri olduğu konu edilmektedir.
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ الْعَقَدِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ “ الإِيمَانُ بِضْعٌ وَسِتُّونَ شُعْبَةً، وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الإِيمَانِ ”.
“Abdullah b. Muhammed bize tahdis edip dedi ki: Ebû Âmir el-Akadî bize tahdis edip dedi ki: Süleyman b. Bilâl bize tahdis etti; o Abdullah b. Dînâr’dan, o Ebû Sâlih’ten, o da Ebû Hurayre’den (r.anh) naklettiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: ‘İman altmış küsur şubedir (daldır). Hayâ da imandan bir şubedir (parçadır).'”
Şerh. Bu hadis, imanın amelleri ve ahlaki erdemleri kapsayan geniş bir kavram olduğunu ortaya koyar. İman tıpkı bir ağaç gibidir; kökü kalpteki tasdik, dalları ise amel ve güzel ahlaktır. Hadiste özel olarak vurgulanan “hayâ” (utanma duygusu), kişiyi kötülüklerden alıkoyan ve hayra sevk eden çatı niteliğinde bir ahlaktır. Hayâsı olan kimse günahlardan sakınacağı için bu duygu imanın ayrılmaz bir parçası kabul edilmiştir.
Kaynak: Meal Kaynağı: Sahih-i Buhârî, Kitâbu’l-İmân, Bâbu Umûri’l-İmân, Hadis No: 9 (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Sahih-i Buhârî Muhtasarı ve Tercümesi). – Şerh Kaynağı: İbn Hacer el-Askalânî, Fethu’l-Bârî Şerhu Sahihi’l-Buhârî (Cilt 1, Kitâbu’l-İmân, Bâbu Umûri’l-İmân, Hadis No: 9 açıklamaları).
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 10Müslüman ve Muhacirin Hakiki Tanımı: Gerçek ve kâmil anlamda Müslüman’ın, diliyle veya eliyle başkalarına zarar vermeyen, eziyet etmeyen kimsedir; hakiki muhacirin ise Allah’ın yasakladığı günah ve kötülükleri terk eden kimse olduğu konu edilmektedir.
حَدَّثَنَا آدَمُ بْنُ أَبِي إِيَاسٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي السَّفَرِ، وَإِسْمَاعِيلَ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ “ الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ، وَالْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ مَا نَهَى اللَّهُ عَنْهُ ”. قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ وَقَالَ أَبُو مُعَاوِيَةَ حَدَّثَنَا دَاوُدُ عَنْ عَامِرٍ قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم. وَقَالَ عَبْدُ الأَعْلَى عَنْ دَاوُدَ عَنْ عَامِرٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم.
“Âdem b. Ebî İyâs bize tahdis edip dedi ki: Şu’be bize tahdis etti; o Abdullah b. Abdirrahmân b. Ebî es-Süfer’den ve İsmâil’den, onlar eş-Şa’bî’den, o da Abdullah b. Amr’dan (r.anhüma) naklettiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: ‘Müslüman, diğer Müslümanların (insanların) elinden ve dilinden selamette olduğu (zarar görmediği) kimsedir. Muhacir de Allah’ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir.’ Ebû Abdullah (İmam Buhârî) der ki: Ebû Muâviye şöyle dedi: Dâvûd bize Âmir’den tahdis etti, o dedi ki: Abdullah’tan Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den naklederken işittim. Abdüla’lâ da Dâvûd’dan, o Âmir’den, o Abdullah’tan, o da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den şeklinde nakletmiştir.”
Şerh. Bu hadis, İslam’ın toplumsal ahlak ilkesini ve ameli boyutunu özetleyen temel esaslardandır. Kâmil manada Müslümanlık sadece ibadetlerden ibaret olmayıp, insan ilişkilerinde güvenilir olmayı, dille (gıybet, iftira, küfür) ve elle (şiddet, haksızlık, hırsızlık) başkalarına zarar vermemeyi gerektirir. Hadisteki “muhacir” vurgusu ise hicretin sadece mekân değiştirmek olmadığını; asıl hicretin günahlardan, kötülüklerden ve Allah’ın haram kıldığı şeylerden uzaklaşmak (hicret-i kalbî) olduğunu gösterir.
Kaynak: Meal Kaynağı: Sahih-i Buhârî, Kitâbu’l-İmân, Bâbu’l-Müslimü Men Selime’l-Müslimûne min Lisânihî ve Yedihî, Hadis No: 10 (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Sahih-i Buhârî Muhtasarı ve Tercümesi). – Şerh Kaynağı: İbn Hacer el-Askalânî, Fethu’l-Bârî Şerhu Sahihi’l-Buhârî (Cilt 1, Kitâbu’l-İmân, Hadis No: 10 açıklamaları).
Buhârî içinde tekrarı: 6484
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 11Râvî: Ebû Mûsâ el-Eş’arî (r.a.)
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ الْقُرَشِيِّ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، حَدَّثَنَا أَبُو بُرْدَةَ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَىُّ الإِسْلاَمِ أَفْضَلُ قَالَ “ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 12
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ خَالِدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي الْخَيْرِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَىُّ الإِسْلاَمِ خَيْرٌ قَالَ “ تُطْعِمُ الطَّعَامَ، وَتَقْرَأُ السَّلاَمَ عَلَى مَنْ عَرَفْتَ وَمَنْ لَمْ تَعْرِفْ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 28 · 6236
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 13
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم. وَعَنْ حُسَيْنٍ الْمُعَلِّمِ، قَالَ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ “ لا يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأَخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 14
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، قَالَ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ “ فَوَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى أَكُونَ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ وَالِدِهِ وَوَلَدِهِ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 15
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 15
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح وَحَدَّثَنَا آدَمُ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم “ لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى أَكُونَ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ وَالِدِهِ وَوَلَدِهِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 14
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 16
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ الثَّقَفِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ “ ثَلاَثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ حَلاَوَةَ الإِيمَانِ أَنْ يَكُونَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا، وَأَنْ يُحِبَّ الْمَرْءَ لاَ يُحِبُّهُ إِلاَّ لِلَّهِ، وَأَنْ يَكْرَهَ أَنْ يَعُودَ فِي الْكُفْرِ كَمَا يَكْرَهُ أَنْ يُقْذَفَ فِي النَّارِ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 6941
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 17
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَبْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ “ آيَةُ الإِيمَانِ حُبُّ الأَنْصَارِ، وَآيَةُ النِّفَاقِ بُغْضُ الأَنْصَارِ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 3784
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 18
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، قَالَ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو إِدْرِيسَ، عَائِذُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ عُبَادَةَ بْنَ الصَّامِتِ ـ رضى الله عنه ـ وَكَانَ شَهِدَ بَدْرًا، وَهُوَ أَحَدُ النُّقَبَاءِ لَيْلَةَ الْعَقَبَةِ ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ وَحَوْلَهُ عِصَابَةٌ مِنْ أَصْحَابِهِ “ بَايِعُونِي عَلَى أَنْ لاَ تُشْرِكُوا بِاللَّهِ شَيْئًا، وَلاَ تَسْرِقُوا، وَلاَ تَزْنُوا، وَلاَ تَقْتُلُوا أَوْلاَدَكُمْ، وَلاَ تَأْتُوا بِبُهْتَانٍ تَفْتَرُونَهُ بَيْنَ أَيْدِيكُمْ وَأَرْجُلِكُمْ، وَلاَ تَعْصُوا فِي مَعْرُوفٍ، فَمَنْ وَفَى مِنْكُمْ فَأَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ، وَمَنْ أَصَابَ مِنْ ذَلِكَ شَيْئًا فَعُوقِبَ فِي الدُّنْيَا فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُ، وَمَنْ أَصَابَ مِنْ ذَلِكَ شَيْئًا ثُمَّ سَتَرَهُ اللَّهُ، فَهُوَ إِلَى اللَّهِ إِنْ شَاءَ عَفَا عَنْهُ، وَإِنْ شَاءَ عَاقَبَهُ ”. فَبَايَعْنَاهُ عَلَى ذَلِكَ.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 7213 · 7468
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 19Râvî: Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي صَعْصَعَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّهُ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم “ يُوشِكُ أَنْ يَكُونَ خَيْرَ مَالِ الْمُسْلِمِ غَنَمٌ يَتْبَعُ بِهَا شَعَفَ الْجِبَالِ وَمَوَاقِعَ الْقَطْرِ، يَفِرُّ بِدِينِهِ مِنَ الْفِتَنِ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 3300 · 6495 · 7088
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 20Râvî: Âişe (r.anhâ)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلاَمٍ، قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا أَمَرَهُمْ أَمَرَهُمْ مِنَ الأَعْمَالِ بِمَا يُطِيقُونَ قَالُوا إِنَّا لَسْنَا كَهَيْئَتِكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ اللَّهَ قَدْ غَفَرَ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ. فَيَغْضَبُ حَتَّى يُعْرَفَ الْغَضَبُ فِي وَجْهِهِ ثُمَّ يَقُولُ “ إِنَّ أَتْقَاكُمْ وَأَعْلَمَكُمْ بِاللَّهِ أَنَا ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 21
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ “ ثَلاَثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ حَلاَوَةَ الإِيمَانِ مَنْ كَانَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا، وَمَنْ أَحَبَّ عَبْدًا لاَ يُحِبُّهُ إِلاَّ لِلَّهِ، وَمَنْ يَكْرَهُ أَنْ يَعُودَ فِي الْكُفْرِ بَعْدَ إِذْ أَنْقَذَهُ اللَّهُ، كَمَا يَكْرَهُ أَنْ يُلْقَى فِي النَّارِ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 22
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَمْرِو بْنِ يَحْيَى الْمَازِنِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ” يَدْخُلُ أَهْلُ الْجَنَّةِ الْجَنَّةَ، وَأَهْلُ النَّارِ النَّارَ، ثُمَّ يَقُولُ اللَّهُ تَعَالَى أَخْرِجُوا مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ مِثْقَالُ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ مِنْ إِيمَانٍ. فَيُخْرَجُونَ مِنْهَا قَدِ اسْوَدُّوا فَيُلْقَوْنَ فِي نَهَرِ الْحَيَا ـ أَوِ الْحَيَاةِ، شَكَّ مَالِكٌ ـ فَيَنْبُتُونَ كَمَا تَنْبُتُ الْحِبَّةُ فِي جَانِبِ السَّيْلِ، أَلَمْ تَرَ أَنَّهَا تَخْرُجُ صَفْرَاءَ مُلْتَوِيَةً ”. قَالَ وُهَيْبٌ حَدَّثَنَا عَمْرٌو ” الْحَيَاةِ ”. وَقَالَ ” خَرْدَلٍ مِنْ خَيْرٍ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 23
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ” بَيْنَا أَنَا نَائِمٌ رَأَيْتُ النَّاسَ يُعْرَضُونَ عَلَىَّ، وَعَلَيْهِمْ قُمُصٌ مِنْهَا مَا يَبْلُغُ الثُّدِيَّ، وَمِنْهَا مَا دُونَ ذَلِكَ، وَعُرِضَ عَلَىَّ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ وَعَلَيْهِ قَمِيصٌ يَجُرُّهُ ”. قَالُوا فَمَا أَوَّلْتَ ذَلِكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ” الدِّينَ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 7008
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 24
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ أَخْبَرَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَرَّ عَلَى رَجُلٍ مِنَ الأَنْصَارِ وَهُوَ يَعِظُ أَخَاهُ فِي الْحَيَاءِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم “ دَعْهُ فَإِنَّ الْحَيَاءَ مِنَ الإِيمَانِ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 25
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ الْمُسْنَدِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو رَوْحٍ الْحَرَمِيُّ بْنُ عُمَارَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ وَاقِدِ بْنِ مُحَمَّدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ “ أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ، وَيُقِيمُوا الصَّلاَةَ، وَيُؤْتُوا الزَّكَاةَ، فَإِذَا فَعَلُوا ذَلِكَ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلاَّ بِحَقِّ الإِسْلاَمِ، وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 26
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، وَمُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُئِلَ أَىُّ الْعَمَلِ أَفْضَلُ فَقَالَ ” إِيمَانٌ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ ”. قِيلَ ثُمَّ مَاذَا قَالَ ” الْجِهَادُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ”. قِيلَ ثُمَّ مَاذَا قَالَ ” حَجٌّ مَبْرُورٌ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 1519
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 27
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، قَالَ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَامِرُ بْنُ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ سَعْدٍ، رضى الله عنه أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَعْطَى رَهْطًا وَسَعْدٌ جَالِسٌ، فَتَرَكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً هُوَ أَعْجَبُهُمْ إِلَىَّ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا لَكَ عَنْ فُلاَنٍ فَوَاللَّهِ إِنِّي لأَرَاهُ مُؤْمِنًا. فَقَالَ ” أَوْ مُسْلِمًا ”. فَسَكَتُّ قَلِيلاً، ثُمَّ غَلَبَنِي مَا أَعْلَمُ مِنْهُ فَعُدْتُ لِمَقَالَتِي فَقُلْتُ مَا لَكَ عَنْ فُلاَنٍ فَوَاللَّهِ إِنِّي لأَرَاهُ مُؤْمِنًا فَقَالَ ” أَوْ مُسْلِمًا ”. ثُمَّ غَلَبَنِي مَا أَعْلَمُ مِنْهُ فَعُدْتُ لِمَقَالَتِي وَعَادَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَالَ ” يَا سَعْدُ، إِنِّي لأُعْطِي الرَّجُلَ وَغَيْرُهُ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْهُ، خَشْيَةَ أَنْ يَكُبَّهُ اللَّهُ فِي النَّارِ ”. وَرَوَاهُ يُونُسُ وَصَالِحٌ وَمَعْمَرٌ وَابْنُ أَخِي الزُّهْرِيِّ عَنِ الزُّهْرِيِّ.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 28İslam’ın En Hayırlı/Faziletli Amelleri: Bir sahabinin Hz. Muhammed’e İslam’ın hangi amellerinin daha hayırlı olduğunu sorması üzerine, cömertliğin (yemek yedirmenin) ve Müslümanlar arasındaki sosyal bağları, sevgiyi ve selameti artırmanın (tanıdık tanımadık herkese selam vermenin) fazileti ele alınmaktadır.
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ أَبِي الْخَيْرِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَىُّ الإِسْلاَمِ خَيْرٌ قَالَ “ تُطْعِمُ الطَّعَامَ، وَتَقْرَأُ السَّلاَمَ عَلَى مَنْ عَرَفْتَ وَمَنْ لَمْ تَعْرِفْ ”.
“Kuteybe bize tahdis edip dedi ki: Leys bize tahdis etti, o Yezîd b. Ebî Habib’den, o Ebu’l-Hayr’dan, o da Abdullah b. Amr’dan (r.anhüma) naklettiğine göre bir adam Resûlullah sallallahu alayhi ve sellem’e: ‘İslam’ın hangi (özelliği ve ameli) daha hayırlıdır?’ diye sordu. Hz. Peygamber şöyle buyurdu: ‘Yemek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığın herkese selam vermendir.'”
Şerh. Bu hadiste İslam ahlakının iki temel direği öne çıkarılmaktadır: Bedenî/maddî yardımlaşmanın zirvesi olan “yemek yedirmek” (ikram, cömertlik ve muhtacın ihtiyacını gidermek) ve kalpler arasındaki dostluk bağlarını pekiştiren “selamlaşmak”. Hz. Peygamber’in selamı sadece tanınan kişilere değil, tanınmayan Müslümanlara da verilmesini emretmesi, ümmet arasında genel bir kardeşlik bilincinin ve sosyal huzurun tesis edilmesini hedefler.
Kaynak: Meal Kaynağı: Sahih-i Buhârî, Kitâbu’l-İmân, Hadis No: 12 (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Sahih-i Buhârî Muhtasarı ve Tercümesi). – Şerh Kaynağı: İbn Hacer el-Askalânî, Fethu’l-Bârî Şerhu Sahihi’l-Buhârî (Cilt 1, Kitâbu’l-İmân, Hadis No: 12 açıklaması).
Buhârî içinde tekrarı: 12 · 6236
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 29Râvî: İbn Abbâs (r.a.)
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ” أُرِيتُ النَّارَ فَإِذَا أَكْثَرُ أَهْلِهَا النِّسَاءُ يَكْفُرْنَ ”. قِيلَ أَيَكْفُرْنَ بِاللَّهِ قَالَ ” يَكْفُرْنَ الْعَشِيرَ، وَيَكْفُرْنَ الإِحْسَانَ، لَوْ أَحْسَنْتَ إِلَى إِحْدَاهُنَّ الدَّهْرَ ثُمَّ رَأَتْ مِنْكَ شَيْئًا قَالَتْ مَا رَأَيْتُ مِنْكَ خَيْرًا قَطُّ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 1052 · 5197
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 30
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ وَاصِلٍ الأَحْدَبِ، عَنِ الْمَعْرُورِ، قَالَ لَقِيتُ أَبَا ذَرٍّ بِالرَّبَذَةِ، وَعَلَيْهِ حُلَّةٌ، وَعَلَى غُلاَمِهِ حُلَّةٌ، فَسَأَلْتُهُ عَنْ ذَلِكَ، فَقَالَ إِنِّي سَابَبْتُ رَجُلاً، فَعَيَّرْتُهُ بِأُمِّهِ، فَقَالَ لِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم “ يَا أَبَا ذَرٍّ أَعَيَّرْتَهُ بِأُمِّهِ إِنَّكَ امْرُؤٌ فِيكَ جَاهِلِيَّةٌ، إِخْوَانُكُمْ خَوَلُكُمْ، جَعَلَهُمُ اللَّهُ تَحْتَ أَيْدِيكُمْ، فَمَنْ كَانَ أَخُوهُ تَحْتَ يَدِهِ فَلْيُطْعِمْهُ مِمَّا يَأْكُلُ، وَلْيُلْبِسْهُ مِمَّا يَلْبَسُ، وَلاَ تُكَلِّفُوهُمْ مَا يَغْلِبُهُمْ، فَإِنْ كَلَّفْتُمُوهُمْ فَأَعِينُوهُمْ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 2545
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 31
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الْمُبَارَكِ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، وَيُونُسُ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنِ الأَحْنَفِ بْنِ قَيْسٍ، قَالَ ذَهَبْتُ لأَنْصُرَ هَذَا الرَّجُلَ، فَلَقِيَنِي أَبُو بَكْرَةَ فَقَالَ أَيْنَ تُرِيدُ قُلْتُ أَنْصُرُ هَذَا الرَّجُلَ. قَالَ ارْجِعْ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ” إِذَا الْتَقَى الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا فَالْقَاتِلُ وَالْمَقْتُولُ فِي النَّارِ ”. فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا الْقَاتِلُ فَمَا بَالُ الْمَقْتُولِ قَالَ ” إِنَّهُ كَانَ حَرِيصًا عَلَى قَتْلِ صَاحِبِهِ ”.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Buhârî içinde tekrarı: 6875
Bu hadisin doğrulama tablosu
Hadis 32
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ح. قَالَ وَحَدَّثَنِي بِشْرٌ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ لَمَّا نَزَلَتِ {الَّذِينَ آمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُوا إِيمَانَهُمْ بِظُلْمٍ} قَالَ أَصْحَابُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَيُّنَا لَمْ يَظْلِمْ فَأَنْزَلَ اللَّهُ {إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ}.
Türkçe meal — bu hadisin meali henüz yazılmamıştır. Hakkına sahip olunan bir tercüme bağlanana kadar buraya metin konmaz.
Kısa şerh — aynı sebeple boştur.
Bu hadisin doğrulama tablosu