1. Harun Reşid ve Behlül Dânâ Kıssaları
- Tahtta Oturma Sınavı ve Dayak Kıssası: Behlül’ün Halife yokken tahta oturup saray görevlilerinden dayak yemesi; Harun Reşid’e “Ben birkaç dakika tahtta kaldım diye dayak yedim, sen yıllardır oturuyorsun, halin ne olacak?” diyerek makam kibrini ve mesuliyetini hatırlatması.
- Saray ve Kabir Kıyası: Harun Reşid’in Behlül’ü mezarlıkta kemikler arasında gezerken görmesi; Behlül’ün “Sultanların kemikleri ile kölelerin kemiklerini birbirinden ayıramıyorum, hepsi eşitlenmiş” cevabıyla ölümün eşitleyici gücünü ve fani dünyayı vurgulaması.
- Cennet Evleri Satışı Kıssası: Behlül’ün çamurdan evler yapıp “Cennetten saray satıyorum” demesi; Halife’nin alay edip almaması, fakat eşi Zübeyde Hanım’ın samimiyetle satın alması üzerine rüyasında cennet sarayını görmesi ve niyetin öneminin anlaşılması.
- Saray Yemeği ve Çöplük Dersi: Behlül’ün Halife’ye saray mutfağındaki nefis yemekler ile çöplükteki atıkları göstermesi; “En lezzetli yemekler bile bünyeden geçince bu hale geliyor, dünyalığın sonu işte budur” diyerek nefis meylini kırması.
- Sırat Köprüsü Geçişi (Köprü İmtihanı): Isınmış kızgın bir sacın üzerinden çıplak ayakla geçerken yediği bir lokma ekmeğin hesabını vermekte zorlanan Behlül’ün, Halife’ye “Ben bir ekmeğin hesabını veremedim, sen koca imparatorluğun hesabını nasıl vereceksin?” demesi.
- Harun Reşid’in Öğüt İstemi ve Behlül’ün İkazı: Halife’nin Behlül’den nasihat istemesi üzerine Behlül’ün “Çölde susuz kalsan mülkünün yarısını bir bardak suya verir misin? O suyu dışarı çıkaramazsan diğer yarısını verir misin? O halde bir bardak su ile bir idrara değmeyen mülküne güvenme” ikazı.
6. Selçuklu ve Osmanlı Tarihinden Sultan-Veli İmtihanı Kıssaları
- Sultan Alaaddin Keykubad ile Bahaeddin Veled: Bahaeddin Veled’in sultanın altın teklifini reddedip “Gönlünüzün kapısını kibre kapatın” diyerek hükümdarın dünyaya meylini sınaması.
- Osman Gazi ile Şeyh Edebali: Osman Gazi’nin dergahta mütevazı bir derviş gibi hizmet edip tevazu imtihanını geçmesi sonrası cihan imparatorluğu müjdesini alması.
- Çelebi Mehmed ile Emir Sultan: Bursa’ya gelen sultanın Emir Sultan tarafından kapıda bekletilmesi ve kibre kapılmadan beklemesiyle sınavı kazanması.
- Fatih Sultan Mehmed ile Akşemseddin: Akşemseddin’in İstanbul’un fethinden sonra saraya girmesine sınır koyması ve Fatih’in derviş olma isteğini geri çevirip kibrini kırması.
- Fatih Sultan Mehmed ile Ebu’l-Vefâ Hazretleri: Şeyh Hazretleri’nin devlet işleri aksamasın diye Fatih ile görüşmeyi reddetmesi ve sultanın bu ağır nefis imtihanını gözyaşlarıyla kabul etmesi.
- Yavuz Sultan Selim ile İbn-i Kemal: Âlimin atının ayağından çıkan çamur üzerine Yavuz’un “Âlimlerin atının çamuru bizim için şereftir” diyerek kaftanına örtülmesini vasiyet etmesi.
- Sultan I. Ahmed ile Aziz Mahmud Hüdayi: Genç Sultan Ahmed’in Aziz Mahmud Hüdayi’ye abdest suyu dökerek hükümdarlık kibrini yenmesi.
7. Dünya Tarihinden İbretlik Kıssalar
- Sokrates’in Yargılanması ve Zehir İçmesi: Baldıran zehrini kendi eliyle içerek inançlarından taviz vermeyen filozofun ilkelere adanmışlık dersi.
- Sezar’ın Suikastı ve Brütüs: Roma’yı mutlak güçle yönetmek isteyen Sezar’ın en yakın dostu tarafından sırtından bıçaklanması; güç hırsı ve ihanetin acı sonu.
- Büyük İskender’in Ölüm Yataktaki Son İsteği: Ölürken ellerinin tabutun dışına sarkıtılmasını isteyerek “Dünyayı fethettim ama eli boş gidiyorum” mesajı vermesi.
- Pompeii Şehrinin Yok Oluşu: Zevk ve sefahat içindeki kentin Vezüv Yanardağı’nın külleri altına gömülmesi; ilahi adalet ve gafilane yaşamın ibretlik sonu.
- Endülüs Sultanı Ebu Abdullah’ın Gözyaşları: Granada’yı savaşmadan teslim edip ağlayan sultana annesinin “Erkekler gibi savaşmadın, şimdi kadınlar gibi ağla!” nidası.
- Fatih Sultan Mehmet’in Mimar ile Yargılanması: İstanbul’un fatihinin, bir Rum mimarla girdiği davada kadı karşısında eşit bir vatandaş gibi yargılanıp ceza alması.
- Titanik’in Batışı: “Bu gemiyi Tanrı bile batıramaz” denen devasa geminin ilk seferinde buz dağına çarpması; insanoğlunun teknolojideki kibri ve acziyeti.
