Ashâb-ı Rass Kıssası

Ashâb-ı Rass Kıssası

13/10/2026 — admin

Peygamberleri Yalanlayan ve Helâk Edilen Topluluk

Kur’ân-ı Kerîm | Furkân Sûresi, 25/38; Kâf Sûresi, 50/12 | Ana temalar: Peygamberleri yalanlama, hakikate karşı direnç, ilâhî uyarı ve geçmiş toplumlardan ibret alma

Giriş: Adı Bilinen, Ayrıntıları Gizli Kalan Bir Topluluk

Tarihte bazı topluluklar vardır ki geride bıraktıkları şehirler, eserler ve hükümdarlarla hatırlanırlar.

Bazıları ise Kur’ân-ı Kerîm’de yalnızca birkaç kelimeyle anılır.

Fakat bu kısa anlatım bile önemli bir uyarı taşır.

Ashâb-ı Rass, yani Rass halkı da bu topluluklardan biridir.

Kur’ân onları, Âd ve Semûd gibi peygamberleri yalanlayan topluluklarla birlikte zikreder.

Ancak yaşadıkları şehrin adını, peygamberlerinin kim olduğunu ve helâklerinin nasıl gerçekleştiğini ayrıntılı olarak açıklamaz.

Klasik tefsirlerde bu halkın bir kuyu çevresinde yaşadığı, kendilerine gönderilen peygamberi öldürdüğü veya bir kuyuya attığı yönünde rivayetler bulunmaktadır.

Bunların bir kısmında peygamberin kuyuya atıldığı, bir kısmında ise kuyunun içine hapsedildiği anlatılır.

Ancak Kur’ân’ın açıkça bildirdiği husus, Ashâb-ı Rass’ın peygamberleri yalanlayan topluluklardan biri olduğudur. Peygamberi kuyuya atma ayrıntısı, âyetin doğrudan ifadesi değildir.

Bu nedenle kıssayı anlatırken kesin bilgilerle tefsir rivayetlerini birbirinden ayırmak gerekir.

Kur’ân’ın ayrıntılandırmadığı bir olayda asıl ibret, bilinmeyen ayrıntıları kesinleştirmek değil; açıkça bildirilen mesajı doğru anlamaktır.

1. Ashâb-ı Rass Kimlerdir?

Ashâb-ı Rass ifadesi, Kur’ân’da iki yerde geçmektedir.

Birincisi Furkân Sûresi’nin 38. âyetidir:

وَعَادًا وَثَمُودَ وَأَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُونًا بَيْنَ ذَٰلِكَ كَثِيرًا

“Âd’ı, Semûd’u, Rass halkını ve bunların arasında daha nice nesilleri de helâk ettik.”

Furkân Sûresi, 25/38 — anlam merkezli meal

İkincisi ise Kâf Sûresi’nin 12. âyetidir:

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَأَصْحَابُ الرَّسِّ وَثَمُودُ

“Onlardan önce Nûh’un kavmi, Rass halkı ve Semûd da yalanlamıştı.”

Kâf Sûresi, 50/12 — anlam merkezli meal

Bu iki âyetten şu bilgiler anlaşılmaktadır:

  • Ashâb-ı Rass, geçmişte yaşamış bir topluluktur.
  • Kendilerine yapılan peygamberlik çağrısını yalanlayan topluluklar arasında sayılmıştır.
  • Furkân Sûresi’ndeki bağlamda helâk edilen topluluklar arasında zikredilmiştir.
  • Kur’ân, topluluğun yaşadığı yeri, tarihini ve peygamberinin adını bildirmez.

“Rass” kelimesi ne anlama gelir?

Arapçada rass kelimesi, klasik sözlük ve tefsir açıklamalarında kuyu veya çukurla ilişkilendirilmiştir.

Bu sebeple Ashâb-ı Rass, yaygın olarak “Kuyu Halkı” şeklinde açıklanır.

Ancak kelimenin anlamı üzerinden hareket ederek topluluğun mutlaka belirli bir kuyuya peygamber attığını söylemek mümkün değildir.

Böyle bir anlatım için ayrıca güvenilir rivayet gerekir.

2. Ashâb-ı Rass’a Peygamber Gönderilmiş miydi?

Kur’ân, Kâf Sûresi’nde Rass halkını peygamberleri yalanlayan diğer topluluklarla birlikte anar.

Sûrenin devamında şöyle buyurulur:

كُلٌّ كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ

“Hepsi peygamberleri yalanladı; böylece tehdidim gerçekleşti.”

Kâf Sûresi, 50/14 — anlam merkezli meal

Bu âyet, Rass halkının da içinde bulunduğu toplulukların peygamberleri yalanladığını ortaya koymaktadır.

Ancak Kur’ân, onlara gönderilen peygamberin adını vermez.

Peygamberlerinin adı neydi?

Klasik tefsirlerde farklı isimler ve olaylar anlatılmıştır.

Bazı rivayetlerde Hanzala b. Safvân adı zikredilir.

Bazı anlatımlarda ise farklı peygamberlerle ilişki kurulur.

Fakat bunların hiçbiri Kur’ân’da açıkça yer almaz.

Dolayısıyla “Ashâb-ı Rass’ın peygamberi kesin olarak Hanzala b. Safvân’dır” demek doğru değildir.

Daha güvenilir ifade şöyledir:

Ashâb-ı Rass’ın peygamberleri yalanladığı Kur’ân’da bildirilir; peygamberlerinin kimliği ise kesin olarak açıklanmaz.

3. Peygamberin Kuyuya Atılması Rivayeti

Ashâb-ı Rass hakkında en çok bilinen anlatımlardan biri, kendilerine gönderilen peygamberin bir kuyuya atılmasıdır.

Bazı klasik tefsir rivayetlerinde, halkın peygamberlerini kuyuya attığı veya kuyu içinde hapsettiği belirtilir.

Bu anlatımlar, rass kelimesinin kuyu anlamıyla ilişkilendirilmesi sonucunda yaygınlaşmıştır.

Ancak burada önemli bir kaynak ayrımı bulunmaktadır.

Kur’ân ne söylüyor?

Kur’ân, Rass halkının peygamberleri yalanladığını ve helâk edilen topluluklar arasında yer aldığını bildirir.

Tefsir rivayetleri ne anlatıyor?

Bazı tefsirlerde peygamberin kuyuya atılması, öldürülmesi veya çeşitli biçimlerde eziyete uğratılması anlatılır.

Kesin olarak ne söylenebilir?

Peygamberin kuyuya atıldığı ayrıntısı, Furkân 38 ve Kâf 12’nin açık metninde bulunmaz.

Bu nedenle kıssayı anlatırken:

“Rivayetlere göre Rass halkı, kendilerine gönderilen peygamberi kuyuya atmıştır.”

denilebilir.

Fakat:

“Kur’ân’a göre Rass halkı peygamberini kuyuya atmıştır.”

şeklinde kesin bir ifade kullanılmamalıdır.

Bu ayrım, dinî anlatımlarda kaynak güvenilirliği açısından önemlidir.

4. Tefsir Kaynaklarında Ashâb-ı Rass Hakkındaki Görüşler

Ashâb-ı Rass’ın kimliği hakkında klasik müfessirler arasında farklı görüşler bulunmaktadır.

GörüşKaynak ve rivayetDeğerlendirme
Bir kuyu çevresinde yaşayan toplulukMücâhid’den nakledilen açıklamaTaberî’nin dil bakımından tercih ettiği görüş
Semûd kavminin bir koluİbn Abbâs’a nispet edilen rivayetKesin tarihî bilgi değildir
Yemâme bölgesindeki Felc yerleşimiKatâde’den nakledilen açıklamaYer tespiti doğrulanmış değildir
Peygamberini kuyuya atan toplulukİkrime’den nakledilen rivayetTefsir rivayetidir; sahih merfû hadis olarak gösterilemez
Yâsîn Sûresi’ndeki şehir halkıBazı tefsir görüşleriKimlik eşitliği kesin değildir
Ashâb-ı Uhdûd ile bağlantılı toplulukBazı müfessirlerin ihtimaliKur’ân’da bu iki topluluğun aynı olduğu bildirilmez

Taberî, Furkân 38’in tefsirinde bu görüşleri aktarmış ve rass kelimesinin kuyu veya kazılmış yer anlamıyla bağlantısını açıklamıştır.

الآية 38

+1

Diyanet’in Kur’an Yolu Tefsiri de Rass halkı hakkındaki ayrıntılı kimlik ve yer bilgilerinin Kur’ân’a veya sahih bir rivayete dayanmadığını özellikle belirtmektedir.

Furkân Sûresi

5. Rass Halkının Helâk Edilmesi

Furkân Sûresi’nin 39. âyetinde şöyle buyurulur:

وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ الْأَمْثَالَ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْبِيرًا

“Her birine ibret verici örnekler sunduk; sonunda hepsini bütünüyle helâk ettik.”

Furkân Sûresi, 25/39 — anlam merkezli meal

Bu âyet, Rass halkının da içinde bulunduğu toplulukların uyarıldığını ve inkârlarının ardından helâke uğradıklarını bildirmektedir.

Ancak Rass halkının nasıl helâk edildiği kesin olarak açıklanmaz.

Bazı rivayetlerde kuyunun çöktüğü, bazılarında yerin onları yuttuğu veya başka bir felaketle yok edildikleri anlatılır.

Bu ayrıntıların hiçbiri, Furkân 38–39 veya Kâf 12–14’te açıkça belirtilmez.

الآية 38

Burada Kur’ân’ın verdiği asıl mesaj, peygamberlerin getirdiği hakikati yalanlayan toplumların yaşadığı sonuçlardan ibret alınmasıdır.

6. Hadis Kaynakları — Hadis Numaralarıyla

Ashâb-ı Rass hakkında doğrudan sahih hadis var mı?

Kütüb-i Sitte’de Ashâb-ı Rass’ın peygamberini kuyuya atmasını, peygamberinin adını veya helâk biçimini doğrudan anlatan, sahihliği ve hadis numarası doğrulanmış bir rivayet tespit edemedim.

Bu nedenle bu olay için bir Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî veya İbn Mâce hadis numarası vermek doğru olmaz.

Tefsirde geçen rivayetin isnadı

Taberî’nin Câmiu’l-beyân adlı eserinde şu rivayet bulunmaktadır:

İsnad:

Muhammed b. Beşşâr → Abdurrahman b. Mehdî → Süfyân → Ebû Bekir → İkrime.

Arapça metin:

كَانَ الرَّسُّ بِئْرًا رَسُّوا فِيهَا نَبِيَّهُمْ

Türkçe anlamı:

“Rass bir kuyuydu; onlar peygamberlerini o kuyuya gömdüler.”

Kaynak: Taberî, Câmiu’l-beyân, Furkân 25/38 tefsiri.

islamweb.org

Rivayetin niteliği: Bu söz, İkrime’ye nispet edilen bir tefsir haberidir. İsnadın sonunda Hz. Peygamber bulunmadığı için merfû hadis değildir. Dolayısıyla “Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu” şeklinde aktarılmamalıdır.

Kuyudaki peygambere yardım eden kişi anlatısı

Taberî ve Kurtubî’de, kuyuya atılan bir peygambere yiyecek götüren bir kişiden söz eden daha uzun bir haber de bulunmaktadır.

Ancak Taberî, bu anlatıda topluluğun daha sonra peygamberlerine iman ederek onu kuyudan çıkardığının belirtilmesine dikkat çeker. Bu durumun, Kur’ân’da helâk edildiği bildirilen Ashâb-ı Rass ile özdeşleştirilmesini problemli bulur.

الآية 38

+1

Bu yüzden söz konusu anlatı, Rass halkının tarihini kesinleştiren sahih bir hadis olarak kullanılmamalıdır.

Kaynak değerlendirme tablosu

BilgiKaynakGüvenilirlik durumu
Rass halkının peygamberleri yalanlamasıKâf 50/12–14Kur’ân ile sabit
Rass halkının helâk edilen topluluklardan olmasıFurkân 25/38–39Kur’ân ile sabit
Rass kelimesinin kuyu ile ilişkilendirilmesiKlasik dil ve tefsir kaynaklarıDil bakımından güçlü açıklama
Peygamberin kuyuya atılmasıTaberî, İkrime rivayetiTefsir haberi; sahih merfû hadis olarak sabit değil
Peygamberin adının Hanzala olmasıBazı tarih ve tefsir rivayetleriKesin değil
Topluluğun bulunduğu şehirFarklı tefsir görüşleriKesin değil
Helâkin fiziksel biçimiFarklı tefsir anlatılarıKesin değil

7. Kıssanın Günümüze Verdiği Dersler

Ashâb-ı Rass’ın kıssası kısa olmasına rağmen önemli mesajlar taşımaktadır.

İnsan, bir düşünceyi veya uyarıyı değerlendirirken yalnızca alışkanlıklarına ve toplumda yaygın olan kabullere dayanarak hüküm vermemelidir.

Hakikate karşı direnç, bazen insanın yanlışlarını sorgulamak istememesinden kaynaklanabilir.

Bu nedenle doğruyu aramak, gerektiğinde kendi düşüncelerini de gözden geçirebilmeyi gerektirir.

Kıssa ayrıca dinî bilgilerin aktarılmasında kaynak güvenilirliğinin önemini hatırlatmaktadır.

Kur’ân’ın bildirdiği bir gerçek ile tarihî rivayetlerde anlatılan bir ayrıntı aynı kesinlik derecesine sahip değildir.

Dinî bir kıssadan ibret almak için bilinmeyen ayrıntıları kesin bilgiler gibi anlatmak gerekmez.

Kendine sor

  • Doğru bir uyarıyla karşılaştığımda onu değerlendirmeye açık mıyım?
  • Yanlış yaptığımda hatamı kabul edebiliyor muyum?
  • Bir dinî bilgiyi aktarırken kaynağının güvenilirliğine dikkat ediyor muyum?
  • Kur’ân’da anlatılan geçmiş toplulukların hatalarından kendi hayatım için ders çıkarıyor muyum?

Hayata taşı

Bugün Furkân Sûresi’nin 35–40. âyetlerini ve Kâf Sûresi’nin 12–15. âyetlerini okuyun.

Bu âyetlerde anılan toplulukların ortak davranışını düşünün.

Ardından kendinize şu soruyu sorun:

“Hakikati öğrenmek kadar, öğrendiğim hakikate uygun davranmaya da önem veriyor muyum?”

Altı çizilecek cümleler

Hakikate karşı direnmek, insanın kendi yanlışlarını görmesini engelleyebilir.

Bir toplumun gücü, doğruyu reddetmesinin sonuçlarından onu mutlaka korumaz.

Kur’ân’ın sustuğu ayrıntıları kesinleştirmek değil, açıkça verdiği mesajı anlamak gerekir.

Geçmiş toplulukların kıssaları, başkalarını yargılamak için değil, kendi davranışlarımızı sorgulamak için okunmalıdır.

8. Kur’ân ve Tefsir Kaynakçası

KaynakYerKonu
Kur’ân-ı KerîmFurkân 25/38–39Rass halkının helâk edilen topluluklar arasında anılması
Kur’ân-ı KerîmKâf 50/12–14Rass halkının peygamberleri yalanlaması
Taberî, Câmiu’l-beyânFurkân 38 tefsiriRass kelimesi, kuyu ve peygamberle ilgili rivayetler
Taberî, Câmiu’l-beyânKâf 12–14 tefsiriRass halkı hakkındaki farklı görüşler
Kurtubî, el-Câmi‘ li-ahkâmi’l-Kur’ânFurkân 38 tefsiriTopluluğun kimliği ve rivayetler
İbn Kesîr, Tefsîrü’l-Kur’âni’l-azîmFurkân 38 tefsiriAshâb-ı Rass’a ilişkin görüşler
Diyanet, Kur’an Yolu Türkçe Meal ve TefsirFurkân 35–40Kıssanın anlamı ve rivayetlerin değerlendirilmesi

Doğrudan inceleme için: Taberî — Furkân 38 Tefsiri ve Kurtubî — Furkân 38 Tefsiri.

Kıssanın ana mesajı: Ashâb-ı Rass, Kur’ân’da peygamberleri yalanlayan ve helâk edilen topluluklardan biri olarak anılır. Peygamberlerini kuyuya attıkları yönündeki anlatım klasik tefsir rivayetlerinde bulunsa da sahih hadisle kesinleştirilmiş değildir. Kıssanın temel dersi, hakikate karşı direnmenin sonuçlarını düşünmek ve geçmiş toplumların hatalarından ibret almaktır.

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir