İsrailoğullarına Gönderilen, Sabırları, Ahde Vefaları ve Seçkin Kişilikleriyle Övülen Ulu Elçiler
Hz. Elyesa’ (a.s.) ve Hz. Zülkifl (a.s.), Kur’an-ı Kerim’de isimleri saygıyla anılan, Hz. İlyas (a.s.) ve Hz. Yûşa (a.s.) sonrasındaki dönemlerde İsrailoğulları’na rehberlik etmiş büyük peygamberlerdir. Kur’an metninde detaylı kıssa sahnelerinden ziyade; sarsılmaz sabırları, hayırlı karakterleri, seçkin kılınmaları ve yüksek ahlaki vasıflarıyla mühürlenmişlerdir.
1. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Elyesa’ ve Hz. Zülkifl’in Yüce Makamı
Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’in iki ayrı suresinde bu iki peygamberin şerefini ve adaletini insanlığa şöyle beyan buyurur:
a) Enbiyâ Suresi’ndeki Övgü (Sabır ve Rahmet Vasıfları):
“İsmâil’i, İdrîs’i ve Zülkifl’i de an! Onların hepsi sabredenlerdendi. Onları rahmetimizin içine aldık. Şüphesiz onlar salih kimselerdendi.” (Enbiyâ Suresi, 85-86)
b) Sâd Suresi’ndeki Övgü (Seçkinlik ve Hayır Sahibi Olmaları):
“İsmâil’i, Elyesa’ı ve Zülkifl’i de an! Onların hepsi hayırlı/seçkin kimselerdendi.” (Sâd Suresi, 48)
“İsmâil’i, Elyesa’ı, Yûnus’u ve Lût’u da (hidayete erdirdik). Onların hepsini âlemlere üstün kıldık.” (En’âm Suresi, 86)
2. Hz. Elyesa’ (a.s.): Hz. İlyas’ın Talebesi ve Tevhid Sancağının Varisı
İslami kaynaklar ve tefsir alimlerinin beyanına göre Hz. Elyesa’ (a.s.), Baal putuna tapan İsrailoğulları’na tebliğde bulunan Hz. İlyas’ın (a.s.) en yakın talebesi, yardımcısı ve halefidir.
- Hastalık ve İyileşme Mucizesi: Gençlik yıllarında ağır bir hastalığa yakalanan Elyesa’ya Hz. İlyas uğramış, onun için dua etmiş ve Allah’ın izniyle şifa bulmuştur. Bu olaydan sonra Hz. İlyas’a bağlanmış, Tevrat ilmini derinlemesine öğrenmiştir.
- Peygamberlik Görevi: Hz. İlyas’ın ardından İsrailoğulları’na peygamber olarak görevlendirilmiştir. Şam, Ba’lebek ve Filistin hattında halkı tekrar sapkınlıklardan menetmeye, Allah’ın şeriatını ayakta tutmaya çalışmıştır.
- Mucizeleri: Kendisine verilen ilahi güçle Eriha şehrinin acı suyunu tatlılaştırdığı, hastaları iyileştirdiği ve kıtlık zamanlarında berekete vesile olduğu nakledilir.
3. Hz. Zülkifl (a.s.): “Kefil Olan / Sorumluluk Üstlenen” Sabır Abidesi
İslami literatürde “Zülkifl” kelimesi bir isimden ziyade unvandır; “Kefalet sahibi, sorumluluk yüklenen, nasip sahibi” anlamına gelir. Tefsir âlimlerinin çoğunluğuna göre asıl adı Bişr olup Hz. Eyyûb’un oğludur.
Hz. Zülkifl’e bu unvanın verilmesinin hikmeti şu ulu sözleşmeye dayanır: Dönemin peygamberi veya hükümdarı yaşlandığında halkını toplayıp: “Kim gündüzleri oruç tutmak, geceleri ibadetle geçirmek, öfkelenmemek ve adaletle hükmetmek şartıyla benim yerime sorumluluk üstlenir (kefil olur)?” diye sormuş; bu ağır şartları o dönemde sadece genç yaştaki Hz. Zülkifl üstlenmiştir.
- Sözünde Durma ve İblis’in İmtihanı: Şeytan onu öfkelendirmek, adaletini bozmak ve sözünden döndürmek için defalarca mahkeme anında ve dinlenme saatlerinde karşısına cılız/haksız adamlar kılığında çıkıp kışkırtmış; ancak Hz. Zülkifl bir an olsun sabrını bozmamış, öfkesine yenilmemiş ve kefil olduğu sözü eksiksiz yerine getirmiştir. Bu sebeple Kur’an-ı Kerim’de “Sabredenlerden” diye taltif edilmiştir.
4. Hz. Elyesa’ ve Hz. Zülkifl İle İlgili Hadis-i Şerifler
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Kur’an-ı Kerim’de isimleri geçen tüm peygamberlerin kardeş olduğunu ve hepsinin aynı tevhid davasını gütüğünü ifade etmiştir:
“Peygamberler baba bir, anneleri ayrı kardeşlerdir; dinleri tek bir dindir.” (Buhârî, Anbiyâ 48; Müslim, Fezâil 145)
Peygamberimiz (s.a.v.) ayrıca adaletli idarecilerin ve sözünün eri olan salih kişilerin ahiretteki makamını müjdelerken, Hz. Zülkifl’in temsil ettiği “öfkeyi yutma ve adalet” vasfını ümmetine hedef göstermiştir:
“Gereğini yapmaya gücü yettiği halde öfkesini yutup tutan kimseyi Allah, kıyamet gününde mahlukatın başı üstüne çağırır ve onu cennet hurilerinden dilediğini seçmekte serbest bırakır.” (Tirmizî, Birr 74, Sıfatü’l-Kıyâme 48)
5. Kıssadan Alınacak İlâhî ve Zihniyet Dersleri
- Ahde Vefa ve Sorumluluk Bilinci: Hz. Zülkifl’in “kefil olduğu” sözü ne pahasına olursa olsun tutması; Müslümanın üstlendiği görevde, verdiği sözde ve idari sorumlulukta sarsılmaz bir dürüstlük sergilemesi gerektiğini gösterir.
- Öfke Kontrolü ve Adalet: Hakiki güç, bilek gücü değil; öfke anında kendine hakim olabilmektir. Hz. Zülkifl’in iblisin tüm tahriklerine rağmen öfkelenmeyip adaletle hükmetmesi, kriz yönetiminin en büyük ahlak dersidir.
- Sadakat ve Halef Olmak: Hz. Elyesa’ın Hz. İlyas’a gösterdiği vefa ve talebelik bağı; hakikat davasında büyüklerin açtığı yoldan ayrılmamanın ve hizmet sancağını lekesiz devralmanın önemini ortaya koyar.
- Şöhretsiz İhlas: Her peygamberin detaylı uzun destanları Kur’an’da yer almaz. Hz. Elyesa’ ve Hz. Zülkifl gibi birkaç ayetle “hayırlı ve seçkin” diye övülmek; ilahi katça amelin çokluğuna değil, ihlasın ve ahlakın derinliğine bakıldığının kanıtıdır.
